Bela Lugosi Meets a Brooklyn Gorilla Nereden İzlenir?
Bu film için henüz Türkiye'de yayın bilgisi bulunmuyor — açıklandığında bu sayfa otomatik güncellenecek.
Konu ve değerlendirme
1952 yapımı Bela Lugosi Meets a Brooklyn Gorilla, sinema tarihinin en tuhaf köşelerinden birinde, hem merak uyandıran hem de izleyeni şaşırtan bir durak. Film, adından da anlaşılacağı gibi iki Brooklyn'li şovmenin (Duke Mitchell ve Sammy Petrillo) tropik bir adaya düşmesiyle başlıyor. Bu ikili, kendilerini kısa sürede kötü niyetli bir bilim insanının (Lugosi) laboratuvarında buluyor. Olay örgüsü, klasik bir bilim-kurgu korku hikâyesinin komediyle harmanlanmış hali; ama asıl mesele, bu türlerin ne kadar ciddiyetsiz ve eğlenceli bir şekilde iç içe geçtiği.
Filmin en büyük kozu, hiç şüphesiz Bela Lugosi'nin varlığı. Kariyerinin son dönemlerinde, kendini bu tür düşük bütçeli yapımlarda bulan Lugosi, burada da o bildik karizmatik kötü adam tiplemesini sergiliyor. Ancak bu kez karşısında, onun ciddiyetini sürekli alaya alan iki komedyen var. Mitchell ve Petrillo'nun performansları, dönemin popüler ikililerine (özellikle Martin ve Lewis'e) olan benzerlikleriyle dikkat çekiyor; bu da filme hem bir taklit havası katıyor hem de kendine özgü bir samimiyet veriyor. Yönetmen William Beaudine, hızlı ve ekonomik çekim tarzıyla, filmin naifliğini adeta bir erdem haline getiriyor. Ortaya çıkan iş, ne tam bir korku ne de tam bir komedi; daha çok, bu iki türün sınırlarında süzülen, kendini fazla ciddiye almayan bir oyun.
Elbette bu yapım, bugünün standartlarıyla bakıldığında teknik açıdan oldukça ilkel ve kimi sahneleriyle gülümseten bir sadelikte. Ancak asıl keyif, tam da bu sadelikte ve dönemin sinema anlayışının masumiyetinde yatıyor. Film, sizi derin bir hikâyeye ya da çarpıcı görsellere değil, 74 dakikalık kısa bir süreye sığdırılmış, absürtlüğüyle eğlendiren bir yolculuğa davet ediyor. Özellikle B-klasman sinemasına, kült filmlere ve sinema tarihinin arka bahçesindeki ilginç örneklere meraklıysanız, bu yapım tam size göre. Ayrıca, filmin adındaki "Brooklyn Goril" kısmının hikâyeyle olan ilişkisi de başlı başına bir merak konusu; bu detay, filmin sürprizlerinden sadece biri.
Sonuç olarak, Bela Lugosi Meets a Brooklyn Gorilla, ciddi bir sinema deneyimi arayanlardan ziyade, eğlenceli ve sıra dışı bir zaman yolculuğuna çıkmak isteyenlere hitap ediyor. Bu film, türlerin ve beklentilerin iç içe geçtiği, kendine has bir nostalji sunuyor. Eğer yolunuz bir gün bu yapıma düşerse, onu bir "kötü film" olarak değil, döneminin koşullarında üretilmiş, samimi ve eğlenceli bir zaman kapsülü olarak görmenizi öneririm. Türkiye'de bu filmi resmi bir dijital platformda bulmak şu an için pek mümkün görünmüyor; ancak uluslararası DVD/Blu-ray koleksiyonlarında veya bazı çevrimiçi arşivlerde karşınıza çıkabilir.