Cyrano de Bergerac Nereden İzlenir?
Kralın silahşörlerinden Cryano de Bergerac, hem cesareti ve romantizmi hem de güçlü şiirselliği ile enfes bir figürdür. Ne var ki kadınların gönlünü fethedecek bir beyaz atlı prens olmakla arasında önemli bir engel vardır: devasa bir burun! Üstüne, Cyrano'nun hayallerini süsleyen genç ve güzel Roxanne, birliğe yeni katılan yakışıklı çömez Christian'ın da ilgisini çeker.
Fragman
Jean-Paul Rappeneau'nun yönetmenliğini üstlendiği 1990 yapımı "Cyrano de Bergerac", Edmond Rostand'ın klasikleşmiş tiyatro oyununun sinemaya en zarif ve etkileyici uyarlamalarından biri olarak kabul edilir. Film, 17. yüzyıl Fransa'sında geçen hikayesiyle dram, komedi, tarih ve romantizmi ustalıkla harmanlıyor. Ancak bu yapımı sıradan bir dönem filminden ayıran en belirgin özellik, başrol oyuncusu Gérard Depardieu'nun Cyrano karakterine adeta can veren olağanüstü performansıdır. Depardieu, hem kılıç ustalığı hem de şiirsel diliyle öne çıkan bu kompleks karakterin iç dünyasını, kırılganlığını ve gururunu izleyiciye hissettirmeyi başarıyor.
Hikaye, kralın silahşörlerinden olan Cyrano de Bergerac'ın etrafında şekilleniyor. Cesareti, zekası ve güçlü şiirselliğiyle tanınan Cyrano'nun, kadınların gönlünü fethetmesinin önündeki en büyük engel, devasa bir buruna sahip olmasıdır. Bu fiziksel özelliği, onu içsel bir çatışmaya sürüklerken, bir yandan da hayallerini süsleyen genç ve güzel kuzeni Roxanne'e (Anne Brochet) olan aşkını itiraf etmekten alıkoyar. İşler, Roxanne'in birliğe yeni katılan yakışıklı çömez Christian'a (Vincent Perez) ilgi duymasıyla daha da karmaşık bir hal alır. Cyrano, Christian'ın güzel söz söyleme yeteneğinden yoksun olduğunu fark edince, kendi duygularını bastırarak Christian'a aşk mektupları yazmayı ve onun yerine Roxanne'i etkilemeyi teklif eder.
Film, bu trajikomik aşk üçgeni etrafında dönerken, aslında görünüş ile gerçeklik, öz ile söz arasındaki derin uçurumu sorguluyor. Cyrano'nun kendi fiziksel görünüşü nedeniyle aşkını itiraf edememesi, izleyiciyi hem güldüren hem de hüzünlendiren bir ironi yaratıyor. Rappeneau'nun yönetmenliği, dönemin atmosferini başarıyla yansıtan kostümler ve mekan seçimleriyle destekleniyor. Özellikle Cyrano'nun ünlü balkon sahnesi ve düello sırasında şiir söyleme anları, sinema tarihine geçecek kadar etkileyici bir şekilde kurgulanmış. Film, 137 dakikalık süresi boyunca tempoyu hiç düşürmüyor ve izleyiciyi 17. yüzyıl Fransası'nın romantik ve çalkantılı dünyasına çekiyor.
Oyuncu kadrosundaki her isim, karakterlerine derinlik katmayı başarıyor. Anne Brochet'in Roxanne'i, hem masumiyeti hem de merakıyla dikkat çekerken, Vincent Perez'in Christian'ı, fiziksel güzelliğin getirdiği avantajları ve dezavantajları yansıtıyor. Ancak filmin tartışmasız yıldızı Gérard Depardieu. Onun Cyrano'su, kibir ile alçakgönüllülük, cesaret ile korkaklık arasında gidip gelen insani bir portre çiziyor. Bu yapım, sadece bir dönem filmi ya da romantik bir hikaye değil; aynı zamanda dilin gücüne, aşkın fedakarlığa ve insanın kendini kabul etme mücadelesine dair evrensel bir anlatı sunuyor. Türkiye'de MUBI ve Prime Video gibi platformlarda izlenebilir.
Bu film için henüz Türkiye'de yayın bilgisi bulunmuyor.