Hancock Nereden İzlenir?
Hancock filmi Türkiye'de Apple TV üzerinden kiralayarak izlenebilir.
Fragman
Türkiye'de İzleme Seçenekleri
Konu ve değerlendirme
Will Smith'in karizmatik varlığıyla hayat bulan "Hancock", süper kahraman türünün alışılmış kalıplarını ters yüz eden, cesur ve eğlenceli bir yapım. Film, Los Angeles semalarında serseri mayın gibi dolaşan, iyi niyetli ama bir o kadar da dağınık bir kahramanın hikayesini anlatıyor. Hancock, uçarak suçluları yakalarken şehre verdiği maddi hasar, kaba tavırları ve umursamaz halleriyle halkın nefretini kazanmış bir figür. Onun için "kurtarılmak" çoğu zaman yeni bir felaketin başlangıcı anlamına geliyor. Bu yönüyle film, süper güçlerin sorumluluğunu taşımanın zorluğunu, mizahi ve dokunaklı bir dille sorguluyor.
Hikayenin dönüm noktası, Hancock'un halkla ilişkiler uzmanı Ray Embrey'in (Jason Bateman) hayatını kurtarmasıyla başlıyor. Minnettar kalan Ray, bu sevilmeyen kahramanın imajını düzeltmek için bir kampanya başlatıyor. Ray'in saf iyimserliği ve sistemli yaklaşımı, Hancock'un başıboş enerjisiyle çarpışınca ortaya hem komik hem de beklenmedik anlar çıkıyor. Ancak işler, Ray'in eşi Mary'nin (Charlize Theron) Hancock'a karşı takındığı soğuk ve gizemli tavırla karmaşıklaşıyor. Mary'nin sırrı, filmin ilk yarısında kurulan eğlenceli atmosferi derinlemesine sarsarak hikayeye duygusal ve dramatik bir boyut katıyor. Bu noktada "Hancock", basit bir aksiyon komedisinden çıkıp, kimlik ve aidiyet üzerine düşündüren bir yapıya bürünüyor.
Peter Berg'in yönetmenliğinde, aksiyon sahneleri şaşırtıcı derecede yaratıcı ve fiziksel. Hancock'un uçuş anları, kaba kuvveti ve dayanıklılığı, geleneksel kahramanların kusursuzluğunun aksine, bir felaket turizmi gibi işleniyor. Özellikle tren raylarına müdahale ettiği unutulmaz sahne, filmin mizah anlayışının ve aksiyon koreografisinin en saf halini yansıtıyor. Oyuncu kadrosu da bu dengeyi başarıyla taşıyor. Will Smith, kendi karizmasını kırık bir kahramanın huysuzluğuyla harmanlarken, Charlize Theron gizemli ve güçlü duruşuyla filmin kalbini oluşturuyor. Jason Bateman ise bu kaotik ortamda aklıselimi temsil ederek hikayeye sağlam bir zemin hazırlıyor.
Kısacası "Hancock", süper kahraman filmlerinin ciddiyetinden sıkılanlar için biçilmiş kaftan. Kendi türüyle dalga geçerken, aynı zamanda samimi bir hikaye anlatmayı başarıyor. Filmin ikinci yarısındaki sürprizler ve duygusal yük, ilk yarıdaki pervasız eğlencenin tadını kaçırmıyor; aksine hikayeye beklenmedik bir derinlik kazandırıyor. Eğer kahramanların da kötü günler geçirebileceğini, hatta bazen en büyük düşmanlarının kendileri olabileceğini gösteren, sıra dışı bir yapım arıyorsanız, "Hancock" tam size göre.