The Happening Nereden İzlenir?
Mistik Olay
Görünen bir uyarı olmadan ortaya çıktı. Birdenbire nereden geldiği belli olmadan. Bir kaç dakika içinde Amerika’nın bir çok şehrinde sebebi açıklanamayan, kanınızı donduracak garip ölümler meydana gelmeye başladı. İnsan davranışlarındaki bu garip değişikliğe neyin sebep olduğu bilinmiyor. Yeni bir terrorist saldırı mı? Yapılan yüksek teknolojik deneylerde ters giden bir şeyler mi oldu? Bir tür şeytani toksik silah mı? Yoksa kontrolden çıkan bir virus mü? Hava yolu ile mi yoksa suyla mı bulaşıyor? … ve nasıl?
Fragman
M. Night Shyamalan’ın 2008 yapımı "Mistik Olay", yönetmenin kariyerinde sıkça rastlanan türler arası geçişlerin en çarpıcı örneklerinden biri. Film, sessiz bir sabahın aniden kabusa dönüşmesiyle başlıyor: New York’ta insanlar, hiçbir uyarı olmaksızın, kendi kendilerine zarar vermeye başlıyor. Bu kitlesel ve açıklanamayan olay, doğa bilimci Elliot Moore’u (Mark Wahlberg) ve eşi Alma’yı (Zooey Deschanel) bir kaçışın ortasına sürüklüyor. Shyamalan, burada klasik bir "istila" anlatısını değil, daha çok bir tür "biyolojik bilinç" krizi üzerine kurulu bir gerilim inşa ediyor. Film, izleyiciyi sürekli olarak "neden" sorusuyla baş başa bırakırken, cevabı bilimsel bir açıklamadan çok, doğanın kendine özgü bir savunma mekanizmasına dayandırıyor.
Shyamalan’ın imzası haline gelen atmosfer yaratma becerisi, "Mistik Olay"da da kendini gösteriyor. Film, Philadelphia’nın terk edilmiş sokakları ve sessiz kırsal alanları arasında gidip gelirken, izleyiciye sürekli bir tedirginlik hissi aşılıyor. Yönetmen, bu kez doğaüstü bir güçten çok, doğanın kendisini bir tehdit unsuru olarak kullanıyor. Özellikle rüzgarın ve ağaçların kullanımı, filmin görsel dilinde önemli bir yer tutuyor. Bu unsurlar, birer karakter gibi davranarak olay örgüsünü yönlendiriyor. Film, bilim-kurgu ve gerilim türlerini harmanlarken, aynı zamanda insanın doğayla olan kırılgan ilişkisine dair rahatsız edici bir sorgulama sunuyor. Shyamalan, bu sorgulamayı yaparken, izleyiciyi bir sonraki adımda ne olacağını tahmin etmeye zorlayan, sıkı bir anlatı yapısı kuruyor.
Oyuncu kadrosu, filmin bu kasvetli ve belirsiz tonuna uygun performanslar sergiliyor. Mark Wahlberg, bir bilim insanı olarak rasyonel açıklamalar arayan, ancak karşılaştığı şey karşısında çaresiz kalan bir adamı canlandırıyor. Zooey Deschanel ise, eşinin aksine daha sezgisel ve duygusal bir karakter olarak hikayeye derinlik katıyor. John Leguizamo’nun canlandırdığı baba karakteri, filmin duygusal yükünü taşıyan unsurlardan biri. "Mistik Olay", Shyamalan’ın diğer filmleri gibi büyük bir sürprizle bitmese de, finaliyle izleyiciyi düşünmeye sevk eden, açık uçlu bir sona sahip. Bu son, filmin tüm atmosferini yeniden değerlendirmenizi sağlıyor ve hikayenin etkisini uzun süre korumasına yardımcı oluyor.
Sonuç olarak, "Mistik Olay", Shyamalan’ın en tartışmalı filmlerinden biri olsa da, yönetmenin kendine özgü anlatım tarzını ve türler arası geçiş becerisini en iyi yansıtan yapımlardan. Film, bir doğa felaketi ya da bilim-kurgu klasiği beklentisiyle izlenirse hayal kırıklığı yaratabilir; ancak bir atmosfer filmi, bir fikir deneyi olarak ele alındığında oldukça tatmin edici. Gerilim dozu yüksek, düşündürücü ve rahatsız edici bir deneyim arayanlar için "Mistik Olay", türün sınırlarını zorlayan bir yapım olarak öne çıkıyor. Türkiye’de Netflix platformunda izlenebilir.
Bu film için henüz Türkiye'de yayın bilgisi bulunmuyor.