Prisoners of the Lost Universe Nereden İzlenir?
Türkiye'de İzleme Teklifleri
Tüm sağlayıcılar tek yerde; mevcut üyeliklerin önce, diğer seçenekler gerçek ek maliyete göre sıralanır.
Bu filtrede kullanılabilir teklif yok.
Konu ve değerlendirme
1983 yapımı Prisoners of the Lost Universe, isminin vaat ettiği cüretkâr macerayı sonuna kadar taşıyan, naif ama bir o kadar da samimi bir bilim-kurgu aksiyonu. Terry Marcel’in yönetmenliğinde, televizyon için çekilmiş gibi görünen ama sinema perdesinin o kendine has loş ışığını taşıyan bir yapım. Hikâye, bir deprem sırasında paralel bir evrene savrulan üç kişinin etrafında dönüyor: bilim insanı, bir TV muhabiri ve yanlışlıkla oraya sürüklenen bir tamirci. Bu üçlü, kendilerini zamansız bir ortaçağ dünyasında, vahşi yaratıkların ve despot bir hükümdarın gölgesinde buluyor.
Filmin en büyük keyfi, türler arası geçişlerdeki pervasızlığında gizli. Bir sahnede lazer silahları ve teknolojik kalıntılar arasında gezinirken, diğer sahnede kılıç kuşanıp zırhlı süvarilerle çarpışıyorsunuz. Bu karışım, günümüzün cilalı yapımlarına kıyasla oldukça ham ve pürüzlü kalıyor; fakat tam da bu pürüz, filme bir B-macera romanı sıcaklığı katıyor. Richard Hatch’in karizmatik ama mesafeli duruşu, Kay Lenz’in enerjik varlığıyla dengeleniyor. John Saxon ise kötü adam rolünde, bilim-kurgu sinemasının o klasik kötücül aristokrat tiplemesini neredeyse tek başına sırtlıyor. Diyaloglar ve karakter gelişimi derinlikten uzak; ancak bu, filmin hızına ve eğlencesine ket vurmuyor.
Yapımın 90 dakikalık süresi, hiçbir sahneyi gereksiz uzatmadan, sürekli bir hareket halinde akıyor. Kostümler ve set tasarımı, dönemin bütçe kısıtlarını hissettirse de, yaratıcı çözümlerle dolu. Özellikle paralel evrenin tuhaf coğrafyası; mağaralar, sisli bataklıklar ve antik kalıntılar, izleyiciyi içine çeken bir atmosfer kuruyor. Bu, zekice diyaloglar ya da çarpıcı bir mesaj bekleyenler için doğru adres değil; ama türün klişelerini bir kutlama gibi sunan, gözünüzü kırpmadan izleyebileceğiniz bir tür şöleni. Prisoners of the Lost Universe, 80’lerin o kayıtsız şartsız eğlence anlayışını özleyenler için adeta bir zaman kapsülü.
Eğer görsel efektlerin ve senaryonun kusursuzluğundan çok, bir filmin ruhunu ve o dönemin naifliğini arıyorsanız, bu yapım tam size göre. Bilim-kurgu ve fantastik maceranın iç içe geçtiği bu hikâye, bir yandan da 80’li yılların bağımsız sinema ruhuna saygı duruşu niteliğinde. Türkiye’de Cultpix platformunda izlenebilir; bu türün meraklıları için kaçırılmaması gereken, nostaljik bir durak.