Saltburn Nereden İzlenir?
Saltburn filmi, Türkiye'de Apple TV Store üzerinden izlenebilir. Apple TV Store'te kiralama ile; Apple TV Store'te satın alma ile izlenebilir.
Oliver Quick, Oxford Üniversitesi'ndeki yerini bulmakta zorlanan bir öğrencidir. Bu süreçte Oliver, kendisini büyüleyici ve aristokrat Felix Catton'ın dünyasının içine çekilmiş bulur. Felix onu, eksantrik ailesinin genişleyen malikanesi Saltburn'e asla unutulmayacak bir yaz için davet eder.
Emerald Fennell’in “Saltburn” ile yarattığı şey, bir yaz tatilinin sıcaklığında geçen, ama içinizde bir ürperti bırakan tuhaf bir masal. Oxford’un gotik koridorlarında başlayan hikaye, Oliver Quick’in (Barry Keoghan) aristokrat Felix Catton’a (Jacob Elordi) duyduğu hayranlıkla şekilleniyor. Sınıf farklarının keskin çizgilerle çizildiği bu evrende, Oliver’ın Felix’in dünyasına sızması, izleyiciyi rahatsız edici bir merakın içine çekiyor. Film, “zenginlerin tuhaf dünyası” klişesine yaslanmıyor; aksine, bu dünyanın içindeki çürümeyi, sahte nezaketi ve sıkıntıdan doğan sapkınlıkları, neredeyse bir belgesel soğukluğuyla ama bir o kadar da teatral bir coşkuyla gözler önüne seriyor.
Saltburn malikanesine adım attığınızda, Fennell’in görsel anlatımının ne kadar güçlü olduğunu fark ediyorsunuz. Her oda, her koridor, her yemek masası, bir tablodan fırlamış gibi. Ama bu güzellik, altından kalkması zor bir ağırlık taşıyor. Rosamund Pike’ın canlandırdığı Elspeth Catton, bu ağırlığın en parlak örneği: o kadar doğal bir kayıtsızlıkla zehir saçıyor ki, kahkaha ile tiksinti arasında gidip geliyorsunuz. Richard E. Grant’in melankolik Sir James’i ve Alison Oliver’ın sessiz ama keskin bakışlı Venetia’sı, bu ailenin her bir ferdinin kendi sırları ve yaraları olduğunu hissettiriyor. Film, bu karakterlerin arasındaki güç oyunlarını, bir yaz gününün bunaltıcı sıcağında yavaş yavaş kaynatıyor.
Barry Keoghan’ın performansı ise filmin omurgasını oluşturuyor. Oliver’ın masumiyet maskesi altında neyin saklı olduğunu anlamaya çalışırken, Keoghan’ın yüzündeki her bir mimik size yeni bir ipucu veriyor. Fennell, “Saltburn” ile bir yandan “Promising Young Woman”daki gibi toplumsal eleştiriyi sürdürüyor, ama bu kez hedef tahtasında sınıf sistemi ve takıntı var. Film, komedi ile gerilim arasında o kadar ustaca gidip geliyor ki, hangi sahnede gülmeniz, hangi sahnede irkilmeniz gerektiğini şaşırıyorsunuz. Bu, izleyiciyi sürekli tetikte tutan, rahatsız edici ama bir o kadar da bağımlılık yapan bir deneyim.
131 dakikalık süresi boyunca, “Saltburn” sizi hem büyülüyor hem de sorgulatıyor. Bu, sadece bir yaz tatilinin hikayesi değil; aynı zamanda ait olma arzusunun, kıskançlığın ve sınıfsal farkların yıkıcı bir portresi. Eğer karanlık mizahı, estetik görselliği ve psikolojik gerilimi bir arada arayan bir yapım izlemek isterseniz, bu film tam size göre. Türkiye’de HBO Max platformunda izlenebilir.