Gökyüzüne Baktığımızda Ne Görüyoruz? Nereden İzlenir?
რას ვხედავთ, როდესაც ცას ვუყურებთ?
Gökyüzüne Baktığımızda Ne Görüyoruz? filmi Türkiye'de MUBI (99,00 TL/ay) üzerinden abonelikle, Apple TV üzerinden kiralayarak izlenebilir.
Alexandre Koberidze’nin imzasını taşıyan “Gökyüzüne Baktığımızda Ne Görüyoruz?”, sinemanın alışılmış anlatı kalıplarını bir kenara bırakıp, aşkı ve tesadüfü bir yaz oyunu gibi ele alan bir başyapıt. Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te geçen film, birbirini tanımayan iki gencin, bir kitapçıda ve bir barda karşılaşmasıyla başlayan sıradan bir hikâyeyi, zaman ve mekân algısını büken bir anlatıya dönüştürüyor. Ancak filmin asıl büyüsü, bu karşılaşmanın ardından gelişen olaylarda değil; karakterlerin bir sabah uyandıklarında kendilerini bambaşka bedenlerde bulmaları gibi fantastik bir öğenin, dramatik bir krize değil, tam tersine dingin bir kabullenişe dönüşmesinde saklı.
Koberidze, hikâyesini anlatırken geleneksel sinema diline meydan okuyor. Anlatıcı sesi, izleyiciye sürekli olarak karakterlerin iç dünyalarını fısıldıyor; ancak bu, merakı törpüleyen bir açıklama değil, aksine şiirsel bir dokunuş. Kamera, Tiflis’in sokaklarında, nehir kenarlarında ve eski apartmanlarında gezinirken, şehrin kendisi de filmin bir karakteri hâline geliyor. Futbol maçları, çocuk oyunları ve günlük hayatın sıradan ritimleri, filmin 150 dakikalık süresine yayılan bir tür meditasyon oluşturuyor. Bu yavaşlık, izleyiciyi sabırsızlığa itmek yerine, filmin ritmine teslim olmaya davet ediyor; adeta bir yaz gününün uzun ve durgun saatlerini birlikte yaşıyorsunuz.
Filmin en çarpıcı yanlarından biri, aşkı bir “kazanma” ya da “kaybetme” meselesi olarak görmemesi. Karakterler, beden değişimi gibi olağanüstü bir durumla karşılaştıklarında bile, birbirlerini aramak yerine, bu yeni duruma uyum sağlamayı seçiyorlar. Bu, filmin klişe romantik kalıplardan sıyrılmasını sağlıyor; aşk, bir tutku patlaması değil, birbirini olduğu gibi kabul etme ve birlikte var olma hâli olarak resmediliyor. Koberidze’nin karakterlerine duyduğu şefkat, her karede hissediliyor; onları yargılamıyor, sadece izliyor ve izleyiciyi de bu şefkatli bakışın içine çekiyor. Bu yönüyle film, izleyicisine “aşk nedir?” sorusunu sorduran, ancak cevabı dayatmayan nadir yapımlardan.
Görsel anlatımı ve ses tasarımıyla da öne çıkan bu yapım, sinemanın sınırlarını zorlayan bir deneyim sunuyor. Eğer yavaş tempolu, şiirsel ve karakter odaklı hikâyelerden hoşlanıyorsanız, bu film tam size göre. Ancak klasik dramatik yapı ve hızlı bir kurgu bekleyenler için sabır gerektiren bir seyir olabilir. Yine de, kendinizi filmin akışına bıraktığınızda, Tiflis’in sıcak yaz akşamlarında kaybolmuş ve aşkın büyülü gizemine tanıklık etmiş bulacaksınız. Türkiye’de MUBI platformunda izlenebilir.