Paterson Nereden İzlenir?
Paterson gün içerisinde belli bir rutin yaşayan bir adamdır. Her gün şöforlük yaptığı otobüsüyle şehri turlar, akşam köpeğini gezdirdikten sonra bara gider, sevgilisi Laura ile sıradan ama huzurlu bir hayat sürdürür. Ve tüm bu süreçte basit ama etkileyici şiirler yazar. Laura ise evle sınırlandırdığı hayatına renk katmak için her gün farklı uğraşlar arayan, hafif çılgın bir kadındır. Paterson ve Laura farklı karakterlerine rağmen birlikte bir hayat sürdürmeyi başarırlar.
Jim Jarmusch'un 2016 yapımı "Paterson", modern hayatın gürültüsüne inat, sessizliğin ve tekrarın içindeki şiiri keşfeden bir film. Başrolde Adam Driver'ın canlandırdığı Paterson, New Jersey'in aynı adı taşıyan sakin kasabasında yaşayan bir otobüs şoförüdür. Hayatı, adeta bir ritüel gibi işler: Her sabah aynı saatte uyanır, karısı Laura'yı öper, otobüsüne binip rotasını takip eder, akşam köpeğini gezdirdikten sonra mahalledeki bara uğrar ve birasından bir yudum alırken defterine şiirler yazar. Jarmusch, bu döngüsel yapıyı filmin anlatımına da yansıtarak, günlük hayatın sıradan anlarının aslında ne kadar derin ve anlamlı olabileceğini gösteriyor.
Filmin en büyüleyici yanlarından biri, Paterson ile hayal gücü sınır tanımayan eşi Laura (Golshifteh Farahani) arasındaki uyum. Laura, evlerini sürekli yeniden dekore eden, siyah-beyaz desenlere takıntılı, pastacılıktan ukulele çalmaya kadar her gün yeni bir tutku edinen enerjik bir karakterdir. Paterson ise bu taşkınlığın karşısında dingin bir liman gibidir. Birbirlerine zıt gibi görünen bu iki karakter, birbirlerinin alanına müdahale etmeden, sessiz bir saygı ve sevgiyle yaşarlar. Jarmusch, bu ilişkiyi romantik klişelere başvurmadan, küçük jestler ve bakışmalarla öyle doğal bir şekilde resmeder ki, izleyici bu çiftin huzuruna ortak olur.
Paterson'ın yazdığı şiirler, filmin ruhunu oluşturan en önemli unsur. Bu şiirler, filmin içinde gerçek şair Ron Padgett tarafından yazılmış ve Paterson'ın gözlem gücünü, kibrit kutusundan bir şelaleye kadar her şeyde güzellik bulma yeteneğini yansıtıyor. Film, büyük olaylara, çatışmalara ya da dramatik dönüşlere yaslanmıyor. Bunun yerine, bir otobüs yolculuğunda duyulan bir diyalog, barda tanışılan bir ikiz kardeşler hikayesi ya da yırtılan bir defterin yarattığı küçük kriz gibi anlarla örülüyor. "Paterson", hayatın koşuşturması içinde durup nefes almayı, etrafımızdaki küçük mucizeleri fark etmeyi hatırlatan, son derece sakin ve içten bir film.
Eğer tempolu, olay örgüsü sürekli hareket eden yapımlardan sıkıldıysanız ve size iyi gelecek, insana dair sıcak bir hikaye arıyorsanız, "Paterson" tam size göre. Adam Driver'ın içe dönük ve etkileyici performansı, Jarmusch'un minimalist anlatımıyla birleşince ortaya unutulmaz bir karakter çalışması çıkıyor. Film, izleyiciyi kendi iç sesiyle baş başa bırakıyor ve belki de siz de Paterson gibi, günlük hayatınızın içinde kaybolmuş bir şiir bulabilirsiniz. Türkiye'de MUBI platformunda izlenebilir.
Bu film için henüz Türkiye'de yayın bilgisi bulunmuyor.